YAŞAMA DAİR

Tanım

Hepsi Dahil

Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım







DESTEK VERENLER


Kuşlar


KUŞLAR  YUTARSA  DİLİNİ

 

LİRİK YANILGI

 

geveze kuşlar konar usulca saçlarıma
ben sıkıca kapatıp penceremi
göğe dönerim sırtımı
toprağın çatlaması gürültülü bir çehrede
kıyamet olur, günah çağı dayanır kapıya
sahi, hain bir saldırı sonrası
sen lirik bir türkü tuttur kendine
kuşlar yutarsa dilini
bir akşam vakti ardımda yanılgılar
çatlayan toprağın üstüne devrilir
köreltirim çektiğim kılıcı

 

alnımda biriken kahkahalar
dayandığım ezgin coğrafya
şimdi bu vakit
sesimi duyan olur mu yangın yerinde
göğe bakmak ve dönmek
yine dönmek
yağmurda çıplak ayak
bizim sokak bu rüzgârın ardından
çıkmaz sokak
kör kuşlar, dilsiz tarih
elimde sakladığım muska
saçlarım artık omzumda

 

zaten
bu ten
devrilirken toprağa
saçlarım düşer yere
sokağın en haytası ben olurum
dilsiz kuşlar uğramaz saçlarıma
sırtımı dönerim göğe
yanılırım
yanılırsın
yanılır

                             (Mustafa UÇURUM)

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: , 12/11/2005
Yorum yaz

<i>Başlıksız Yorum</i>

LİRİK YANILGIYI AÇIKLARMISINIZ

Açıkliim: Hatasız kul olmaz. Hatanın neresinden denersen kârdır. hata bende,kusur bende,suç bende..

Aslında cevap burada;
"kuşlar yutarsa dilini
bir akşam vakti ardımda yanılgılar
çatlayan toprağın üstüne devrilir
köreltirim çektiğim kılıcı"


Düzenleyen sonnur gün: 18/11/2005 saat: 11:48

Yazan: isimsiz Tarih: , 14/11/2005

Bağlantı

Başlıksız Yorum

Otuz Beş Yaş

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yasa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne donup duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.

N'eylesin olum herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.


Cahit Sıtkı Tarancı

Yazan: isimsiz Tarih: , 12/11/2005

Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->